Mehmet Görmez: Herkes Kendi Cemaatini Hakikat Sanıyor

| 08 Ocak 2014 |
Mehmet Görmez: Herkes Kendi Cemaatini Hakikat Sanıyor


Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez,”herkes kendini, kendi düşüncesini, kendi cemaatini, hakikatin yerine ikame etmeye kalkışıyor” dedi.

 

 

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, son günlerde İslam dünyasında yaşanan olaylara değinerek, öğrencilere hitaben ‘Kendini dindar olarak tanımlayan kişilerin yaptıklarından dolayı sakın dine küsmeyin’ dedi. Görmez,“herkes kendini, kendi düşüncesini, kendi cemaatini, hakikatin yerine ikame etmeye kalkışıyor” dedi.

Osmangazi Üniversitesi Camiinin açılışını gerçekleştirmek üzere Eskişehir’e giden Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, açılış öncesinde üniversite öğrencilerine ‘Cami ve Üniversite’ konulu bir konferans verdi. Diyanet İşleri Başkanı Görmez, Türkiye’de ve İslam dünyasında olup bitenlere dikkat çekerek, “En büyük yanlışlıklarımızdan bir tanesi herkes kendisini, kendi düşüncesini, kendi cemaatini, kendi hizbini hakikatin yerine ikame etmeye kalkışıyor. Oysaki hepimiz hakikatin yolunda hizmet etmekle emrolunduk. Hiç kimse ‘hakikat avucumda’ diyemez. ‘Hakikat benim’ diyemez. Biz hepimiz hakikatin yolunda olmakla mükellefiz.” dedi.

Başkan Görmez’in konuşmasından bazı satır başları şöyle;

“Allah hepimize hakikatin yolunda hizmet etmeyi emretti…”

Son günlerde ve son yıllarda İslam dünyasında ve Türkiye’de olup bitenleri dikkatle izlemek gerekir. Kendisini dindar olarak tavsif eden insanların yapıp ettikleri yüzünden sakın dine küsmeyin. Eğer dini sadece dindarların hayatında görmeye kalkışırsanız yanılırsınız. Bugün Bağdat’ta, Şam’da, Kahire’de ateşler yükseliyor. En büyük sebebi herkesin kendisini hakikatin yerine koymaya kalkmasıdır. Allah, biz Müslümanlara hakikatin yolunda olmayı emretti. Kendimizi hakikatin yerine koymayı emretmedi. En büyük yanlışlıklarımızdan bir tanesi herkes kendisini, kendi düşüncesini, kendi cemaatini, kendi hizbini hakikatin yerine ikame etmeye kalkışıyor. Oysaki hepimiz hakikatin yolunda hizmet etmeye emrolunduk. Hiç kimse ‘hakikat avucumda’ diyemez. ‘Hakikat benim’ diyemez. Biz hepimiz hakikatin yolunda olmakla mükellefiz.

“Sekülerizm, dindarların tartışmalarından meydana geldi…”

Batı dünyasında dine karşı konulan bütün mesafeler, din karşıtı ideolojiler, sekülerizm, dünyevileşme dindarların tartışmalarından meydana gelmiştir. Dindarlar birbirleriyle yüzyıl boyunca mezhep çatışmalarına girdiler. Genç kuşaklar ‘din buysa biz o dünyada yokuz dediler.’ Bugün İslam dünyasında da bu anlamsız, bu beyhude tartışmalar, dindarların birbirleriyle ilgili anlamsız güç kavgaları, güç tutkuları genç kuşakların zihninde aynı neticeleri doğuracak diye endişe ediyorum. Eğer ‘din dindarlık buysa biz burada yokuz’ diyecekler diye endişe ediyorum.

“Üniversiteler mabetleri değil, mabetler üniversiteleri doğurmuştur…”

Tarihe baktığımız zaman bütün dinlerde, kültürlerde ve medeniyetlerde mabetle üniversite iç içe olmuştur. Bütün üniversiteler mabetlerden doğmuştur. 17. asırdan itibaren mabetle üniversitelerin ayrılması konuşulmuştur. Mabetle üniversite ayrılınca akılla vahiy ayrılmış, din ile bilim çatışıyor gibi gösterilmiştir. Mabetle üniversite ayrılınca maddeyle mana ayrılmıştır. Mabedin konuları ve içerisinde konuşulanlar dogmalar değil, aynı zamanda aklın konularıdır.

mektep ortaya çıkarmışlardır. Bunların her birisi İslam’ın en temel inanç esaslarını aklın verilerine göre insanlığa izah etmeyi hedef olarak kabul etmişlerdir. Üniversite ve mabet biri aklın diğeri ruhun yeri demek değildir, her ikisi de hem aklın, ruhun, hem kalbin, hem bedenin yeridir ve bunları birleştiren mekanlardır.

“Gönül dünyalarımızı camilerde imar etmeye ihtiyacımız var…”

“Biz öyle bir inancın mensuplarıyız ki, bütün yeryüzünü bir mescit ve bütün kainatı da abid kabul eden bir varlık anlayışına sahibiz. Bizim mescitlerimiz tapınak değildir. Biz namaz kılmak için mescitlere mecbur değiliz. Namaz temiz olan her yerde kılınır. Bütün yeryüzü mescittir. Ancak orada birlik içinde ruhları ve kalpleri birleştirmek, maddeyle manayı, akılla vahyi, din ile bilimi birleştirmek önem arz ediyor. Bütün bu camilerde gönül dünyalarımızı imar etmeye ihtiyacımız var. Camileri imar etmeye ihtiyacımız var ama gönül dünyalarını imar edemeyenler yeryüzünü imar edemez. Biz yeryüzünü imar etmeye geldik” dedi.

dinihaberler.com


Etiketler :   , , , , , ,

Bu Yazı Toplam - 202 - Defa Okundu



Benzer yazılar