Din Amel İlişkisi Nedir?

| 24 Şubat 2014 |
Din Amel İlişkisi Nedir?


Din Amel İlişkisi Nedir? > İman Amel İlişkisi Nedir? > Salih Amel Nedir? > Dini Bilgiler > İslami Bilgiler

Din Amel İlişkisi Nedir? > İman Amel İlişkisi Nedir? > Salih Amel Nedir? > Dini Bilgiler > İslami Bilgiler

Hakikat şu ki, “iman” ve “tevhid” in realite kazanabilmesi için her ikisinde de sevginin kalbin ta derinliklerinden kaynaklandığı gibi amelin de kalpten kaynaklanması gerekir.

Öte yandan dinin tamamen Allah’a özgü / has kılınması gerekir.

Amelsiz bir din, din değildir. Çünkü din kavramı ibâdet ve itaati içerir.

Nitekim Cenâb-ı Hak iki sûreyi tamamen bu iki konuyla ilgili olarak indirmiştir.

(Bkz. Şeyh’ül-İslâm İbn. Teymiye, Tefsîr’ü Sûret’ül-İhlâs. Eser, Dar’üs-Selefiye yayınevi tarafından basılmıştır.)

1 – “Kulhüvellahü ehad” ve

2 – “Kulyâ eyyühelkâfirun  sûreleri.

Bu sûrelerden:

– İlki söz ve amelin tevhidini,

– İkincisi ise amel ve iradenin tevhidini anlatır.

Söz edilen birinci sûrede şöyle buyurulmaktadır:

“De ki: O Allah birdir” “Allah sameddir”

“Kendisi doğurmamıştır ve başkası tarafından doğurulmamıştır.”

“Hiçbir şey O’nun dengi olmamıştır.” (İhlâs, 112 / 1-4)
Cenâb-ı Hak bu tevhidi söylemeyi emrettikten sonra ikinci İhlâs sûresinde de şöyle buyurmuştur:

“De ki: Ey kâfirler!”

“Ben sizin taptıklarınıza ibâdet etmem”

“Siz de benim ibâdet ettiğime, ibâdet edenler değilsiniz.”

Ben kesinlikle sizin taptıklarınıza ibâdet edecek değilim.”

“Siz de benim ibâdet ettiğime ibâdet edecek değilsiniz.”

“Sizin dininiz size, benim dinim banadır.” (Kâfirûn, 109/1-6)
Bu sûrede de Cenâb-ı Hak, Allah’tan başka tapılan (kulluk edilen) ilahlardan uzak durmayı gerektiren ifadelerin dile getirilmesini ve ibadeti salt Allah için yapmayı emrediyor.

“İbâdet” kelimesinin asıl anlamı kasıt ve iradedir.

“İbâdet” kavramı tek başına kullanıldığında; “tevekkül” ve benzeri kavramlar da onun anlam örgüsü içerisine dahil olur.

İbâdet kelimesi “tevekkül” kavramıyla birleştirildiği zaman,“tevekkül”, “ibâdet” kavramının bir parçasına dönüşür

Nitekim “iman” kavramını anlatırken biz bu konuyu anlatmıştık.

“İbâdet” kavramı ile ilgili olarak Cenâb-ı Hak şöyle buyuruyor aşağıdaki âyetlerde:

“Ben cin ve insanları ancak bana ibâdet etsinler diye yarattım.” (Zâriyat, 51, s. 56)

“Ey insanlar! Rabbinize ibâdet edin.” (Bakara, 2/21)
Bu ve benzeri âyetlerde anlatılan “ibâdet” kapsamına; emredilenleri yapmak, sakıncalı, yasak olanları terketme hususu girer. “Tevekkül” de bu bağlamdadır.

Başka bir sûrede şöyle buyurmuştur Cenâb-ı Hak:

“Ancak Sana ibâdet eder, yalnız Senden yardım dileriz.”(Fatiha, 1/5)

“Öyle ise O’na ibâdet et ve O’na tevekkül et.” (Hûd, 11/123)


Etiketler :   , , , ,

Bu Yazı Toplam - 202 - Defa Okundu



Benzer yazılar