Fakih Sahabe Esma Bint Yezit

| 13 Nisan 2017 |
Fakih Sahabe Esma Bint Yezit


Kadın sahabelerin islamı öğrenmesinde çok büyük katkıları olan hem fakih hemde mücahid hanım sahabe Esma Bint Yezit… Hanım Sahabeler ve Sahabelerin Hayatı…

 

 

Kadın sahabelerin islamı öğrenmesinde çok büyük katkıları olan hem fakih hemde mücahid hanım sahabe Esma Bint Yezit… Hanım Sahabeler ve Sahabelerin Hayatı…

Oldukça sıcak yaz günleri… Askerlerinin sayısı 100.000’i aşmış Bizans ordusu ile 25.000 kişilik İslam ordusu Yermük vadisinde karşı karşıya gelmişti. Savaş, Bizans’ın şiddetli saldırıları ile başladı. Bizans birlikleri Müslümanların ordugâhına kadar ilerlemiş, çarpışmanın şiddetli anlarında bazı Müslüman askerler kaçışmaya, savaş meydanını terk ederek çevre köylere sığınmaya başlamışlardı. Ancak Suriye topraklarına İslam’ı ulaştırmak, bölge üzerindeki Bizans hâkimiyetini sonlandırmak için Yermük oldukça önemli bir muharebeydi.

Müslüman askerlerin Bizans saldırıları karşısında sağa sola kaçıştığı sırada sahabe ve tabiundan birçok hanım ellerinde çadır direkleri, taşlar, kucaklarında çocuklarla Müslüman askerlerin karşısına dikildiler: “Aileniz için ve İslam dini için savaşın” diye sesleniyor, şiirler okuyor, onları, sebat göstererek savaşmaya teşvik ediyorlardı.

Yermük’e şahit olanlar, o güne değin böyle çetin bir muharebe yaşamadıklarını anlatmıştır. Hz. Peygamber’le katıldıkları gazvelerde yaralıları tedavi eden, askere yemek hazırlayan kadınlar, Yermük’te Bizans askerlerine karşı kılıç salladılar.

Elindeki çadır direği ile dokuz Rum askerini öldüren kahraman bir kadın ise, Yermük zaferine giden yolda adını tarihe yazdırdı. Bu kadın üstün hitabet kabiliyeti ile tanınan, hatibetü’n-nisa lakaplı Esma bint Yezit’ten başkası değildi.

Peygamberimiz, Esma’nın teklifiyle, hanımlara özel bir gün ayırarak o gün onlarla sohbet etmişti. Bu özel ders ve sohbetler Esma’nın ve diğer ashap hanımlarının İslam dinini öğrenme ve anlamasında oldukça önemli bir yere sahip olmuştur.

Rasulüllah ile beraber Rıdvan Beyati’nde bulunmuş, Hayber Gazvesine ve Mekke’nin fethine de katılmıştı. Allah’ın son elçisi Hz. Muhammed’e, diğer Müslüman kadınların temsilcisi olarak sorduğu sorular hâlâ akıllarda idi. Kalabalık bir sahabe topluluğu Hz. Peygamber’in yanında iken Rasulüllah’ın huzuruna çıkmış ve şöyle demişti:

“Ey Allah’ın elçisi, ben kadınları temsilen sana geldim. Canım sana feda olsun. Doğuda ya da batıda benim şimdi söyleyeceklerimi duysun ya da duymasın, benimle aynı kanaatte olmayacak hiçbir kadın yoktur. Allah seni hem erkeklere ve hem de kadınlara peygamber olarak gönderdi. Biz de sana ve senin Rabbine iman ettik. Ancak kadınlar olarak biz, siz erkeklerin evlerinde kapanıp kaldık…

Çocuklarınızı doğurduk. Oysa siz erkekler cuma namazı kılıyor, camiye gidiyor, cemaate katılıyor, hastaları ziyaret edip cenazelerde bulunuyorsunuz. Ardı ardına haccediyorsunuz. Bütün bunların en önemlisi Allah yolunda cihada gidiyorsunuz. Böylece işlediğiniz güzel amellerle bizden üstün oluyorsunuz. Siz erkeklerden biri hac veya umre için ya da düşmanla savaşmak üzere evinden çıktığı zaman mallarınızı biz koruyoruz. Yün eğirip size elbise yapıyor, çocuklarınıza bakıyoruz. Peki, bu durumda biz de sizin kazandığınız hayır ve sevaplarda size ortak olamaz mıyız?”

Rasulüllah Esma’nın bu sözlerini takdir etmiş ve ashabına dönerek “Siz bir kadından, dinî meseleler konusunda bundan daha güzel söz işittiniz mi?” buyurmuştu. (Ebu Nuaym, Ma’rifetu’s-sahabe.)

Esma yine bir başka gün, Rasulüllah’ın yanına gelerek: “Senin hadislerini hep erkekler öğreniyor. Allah’ın sana öğrettiklerini bize de öğretmen için biz hanımlara da bir gün ayırır mısın?” demiş, eğitim ve öğretim için hanımlara bir gün tahsis edilmesini istemişti.

Peygamberimiz de Esma’nın bu teklifini olumlu karşılamış, hanımlara özel bir gün ayırarak o gün onlarla sohbet etmişti. (Buhari, İlim 35. Ayrıca bk. İbn Hacer, Fethu’l-bâri, XV, 226.) Bu özel ders ve sohbetler Esma’nın ve diğer ashap hanımlarının İslam dinini öğrenme ve anlamasında oldukça önemli bir yere sahip olmuştur.

Yermük Zaferi’nin ardından Esma Dımaşk topraklarına yerleşti. Böylece Suriye diyarı hitabeti, ilmi, zekâsı ve kahramanlıkları meşhur bu hanım sahabenin yeni vatanı oldu. Zira yeni fethedilen bu bölgeye İslam’ın getirilmesi, halkına İslam’ın öğretilmesi, peygamberin hadislerinin buralara taşınması gerekliydi.

Esma’nın Biladü’ş-Şam’a yerleşmesi, bölgeye öğretmen olarak gönderilecek olan Ebu’d-Derda, Muaz, Ubade gibi sahabelerden daha önce idi. Esma ataları Abdüleşhel oğullarının yurdunu, Evs diyarını, peygamber şehri Medine’yi geride bıraktı. Allah için yeri geldiğinde yurdundan ayrılarak yeni bir beldeyi vatan edinebilmeyi muhacir kardeşlerinden görerek öğrenen bu Ensari hanım için artık yeni ikametgâh, Suriye toprakları olmuştu.

Hicretin 13. senesinde vuku bulan Yermük Savaşı’ndan sonra Dımaşk’a yerleşen Esma bint Yezit, hicretin 70. yılında vefat edinceye kadar burada yaşadı. Bu süre zarfında Suriye, onun hadisleri ile tanıştı.

Hz. Âişe ve Ümmü Seleme’den sonra kendisinden en çok hadis nakledilen hanım olarak Esma bint Yezit’in varlığı bölge için büyük bir değer hâline geldi.

Rivayet ettiği yüze yakın hadis-i şerif, Suriye topraklarından yayılarak ümmete ulaştı. Allah ondan razı olsun.

Fakih Sahabe, Hanım Sahabe, Kadın Sahabe, Esma Bint Yezit, Sahabeden, Hanım Sahabeler, Sahabelerin Hayatı


Etiketler :   , , , , , ,

Bu Yazı Toplam - 206 - Defa Okundu



Benzer yazılar