İman Nedir? İmanın Çeşitleri Nelerdir?

İman Nedir? İmanın Çeşitleri Nelerdir?

İman Nedir? > İmanın Çeşitleri Nelerdir? > İcmali İman Nedir? > Tafsili İman Nedir? > Taklidi İman Sahih Midir? > Kalp İle Tasdik, Dil İle İkrar Nedir?



İman Nedir? > İmanın Çeşitleri Nelerdir? > İcmali İman Nedir? > Tafsili İman Nedir? > Taklidi İman Sahih Midir? > Kalp İle Tasdik, Dil İle İkrar Nedir?

îman; Allah indinden gelen şeyleri kalp ile tasdik ve dil ile ikrardır. İman, lügatta; «mutlak tasdik» mânâsındadır. Habercinin haberine, veya hüküm verenin hükmüne, yani herhangi bir şeye hiç tereddüt etmeden, içten ve kesin olarak inanmak, onun doğru olduğunu kabul etmektir.

İslâm ıstılahında ise iman; Allah’a, Hz. Mulıammed (S.A.V.)in Allah’ın kulu ve resulü olduğuna, ve Onun, Allahü Teâlâ’dan alıp insanlara bildirdiği, kat’î delillerle bilinen şeylerin gerçek olduğuna yürekten vs kesin olarak inanmak, bunların hak ve gerçek olduklarını kalp ile kabul ve tasdik etmektir.

Her iki tariften de anlaşılacağı üzere, «ma’rifet», yani bir şeyi sadece bilmek, iman için kâfi değildir. Bilgi ils yetinmeyerek, onu kalben tasdik etmek şarttır. Çünkü, «bilmek», herhangi bir şeyin, fert tarafından fiil haline getirilmeksizin, kişinin kalbinde bir anda belirivermesidir. Meselâ; aya bakar bakmaz, onun ay olduğunu bilivermek; peygamberin mu’cizesini görünce o anda kalpte onun peygamberliğinin bilgisinin belirivermesi böyledir. «Tasdik» İse bir şeyi tercih edip yapmak neticesinde meydana gelir. İnanılması gersken şeylere kesin olarak inanmak, onları İtiraf etmek, kabul etmek ve tam bir teslimiyetle bağlanmaktan ibarettir.

Bu izahlardan anlaşılacağı üzere, «bilmek» ile «tasdik» arasında umumilik ve hususilik münasebeti, vardır. Ma’rifet, tasdik’e nazaran daha şümullü ve daha geneldir. Tasdik ise daha özeldir. Zira nice kâfirler vardır ki, Peygamberimizin doğruluğunu bildikleri halde mü’min sayılmazlar çünkü kalplerinde tasdik yoktur. Tasdik olmayınca itmi’nan olmaz; o da olmayınca insan mü’min sayılmaz. Bu ifadeleri, Kur’anı Kerim’in âyetleri de te’yit etmektedir:

«Kendilerine kitap verdiklerimiz, o peygamberi, öz oğullan gibi tanırlar. Öyle İken içlerinden bir güruh, kendileri bilip durdukları halde, yine mutlaka hakkı gizlerler.»[1]

«Vaktâ ki, âyetlerimiz böyle parlak olarak onlageldi: ‘Bu, apaçık bir büyüdür’ dediler. Vicdanları da bunlara tam bir kanaat hasıl ettiği halde, zulüm ve kibir ile yine bunları inkâr ettiler. Fesatçıların encamı, bak nice oldu.»[2]

îmanın lügat vs ıstılah mânâlarım dikkatle incelersek, aralarında, «tasdik» bakımından bir farkın olmadığını görürüz. Fakat, kapsadığı mevzular ve imanın hakikati bakımından, aralarında genellik ve özellik farkı vardır. Meselâ; «Küfür ve zulüm iyidir» diye bir hüküm verilse ve bunu dinleyen bir kimse tasdik etss; dilcilere göre bu şahıs, küfür ve zulmün iyiliğine iman etmiş olur. Istılahta ise bu sözler, küfürdür. Çünkü, İslâm ıstılahına göre iman; Resulü Ekrem’in, Allahü Teâlâ’dan getirdiği kat’î olarak bilinen şeyleri tasdik etmektir. [3]

İmanın Çeşitleri 
İslâm âlimlerine göre iman, «icmali» ve «tafsili» olmak üzere iki kısma ayrılır. [4]

İcmali İman 
İnanılması gereken şeylerin tümüne birden ve kısaca inanmaya «icmali İman» denir. Bu da «Kelime-i Tevhid» de ifadesini bulmaktadır. «Allalı (C.C.) tan başka ilâh olmadığına ve Ilazrcti Muhammcd (S.A.V.)iu Allah’ın Resulü okluğuna» tam bir teslimiyetle inanmaktan ibarettir. Nitekim, İslâm’a yeni girmek isteğinde bulunan kimseye, Peygamberimizin zamanından günümüze kadar, İslâm dini böyle telkin edilmiştir. Zaten, İslâm Dini’nde, mü’min sayılabilmsk için bankaca bir merasim de yoktur. [5]

Tafsili İman
İnanılması lazım gelen şeylerin hepsine, çok açık ve tafsilâtlı bir şekilde inanmaya, «Tafsilî İman» adı verilir. İmanın geniş şekli olan tafsili iman, üç dereceye ayrılır:

Birinci Mertebe :
Hasreti Allah’a, Resulüne, bir de ahiret  gününe iman etmektir. Burada icmali imana, «ahit  iman» da eklenmiş olduğu için, ondan daha  olmaktadır.

İkinci Mertebe:
«Amentü» de ifadesini bulan; «Allah’a, meleklerine, Kitaplarına, Peygamberlerine, Ahiret gününe, Kadere, yani hayır ve şenin Allah’tan olduğuna, Öldükten sonra tekrar diriltilip Mahşere gönderilmeye» iman etmek ve beraberinde «Kelime-i Şahadet getirmekten ibarettir. Bu, birinci mertebeye nazaran daha mufassaldır. Bunlara «İmanın Şartlan» adı verilir. Peygamber Efendimiz de, «İman nedir?» sualine, bu şekilde cevap vermiştir. [6]

Üçüncü Mertebe :
Kur’anı Kerim ve Hadisî Şeriflerle, Resulü Ekrem Efendimizin Aliah’dan alıp tebliğ ettijn tevatürle sabit olan şeylerin hepsine, ayrı ayrı, Allah ve Resulünün istediği tarzda ve genişçe iman etmektir. Meselâ; namaz, oruç, zekât, hac, benzeri diğer emir ve yasaklan, helâli ,haramı; dinimizde ne varsa hepsini teferruatlı bir şekilde bilmek Ve tasdik etmektir. İmanın en geniş şekli budur. Bu tarz inanan bir kimse, Allah’ın çok sevdiği bir kuldur.[7]

Taklidi İman Sahih Midir?
Delil istemeden ve araştırma yapmadan inanmaya «Taklidi İman» denir. Bu şekilde inanan kimseye de, «Mukallid» adı verilir. Mukallid, anasından, babasından veya herhangi bir kimseden, iman edilmek şeyleri duyar ve inanır. Bu imanı sebebiyle sevap alır ve cennete gider. Fakat kâinata göklere ve yer yüzüne bakıp, onları tetkik dip   aklını kullanarak inanmayı    terkettıgınden dolayı günahkâr olur. Şayet, bu şekilde inanmaya gücü yetmiyorsa; o zaman, nazar ve istidlali terkettiği için günahkâr da olmaz. [8]

Kalp İle Tasdik, Dil İle İkrar
İmanı tarif ederken, kalp ile tasdik etmenin şart olduğunu belirtmiştik. Bir kimsenin mü’min olup olmadığını bilebilmemiz için de, onun, inanıp inanmadığını dili ile ikrar etmesi gerekir. Bir kimss, kalbinde tasdik olduğu halde, dili ile İkrar etmiyorsa, Allah indinde mü’mindir. Fakat, bilemedikleri için Müslümanlar nazarında kâfirdir. Ona, Müslümanlara yapılan muamele yapılmaz, işte bu konuda mezhepler, çeşitli görüşler ortaya atmışlardır. Bu görüşlerin en mühimleri şunlardır: [9]


KAYNAKLAR:

[1] ElBakara Sûresi, âyet. 146.
[2] EnNeml Sûresi, âyet. 1314.
[3] Ömer Nesefi, İslam İnancının Temelleri Akaid, Bayrak Yayınları: 5560.
[4] Ömer Nesefi, İslam İnancının Temelleri Akaid, Bayrak Yayınları: 61.
[5] Ömer Nesefi, İslam İnancının Temelleri Akaid, Bayrak Yayınları: 61.
[6] Buharl, 2/37; Müslim, J/l; Ebu Davıtd, 39/15: Tirmizi 38/4; Nesât 5/1; İbnü Aİace. Mukaddime. /9; Mümed. J/27.
[7] Ömer Nesefi, İslam İnancının Temelleri Akaid, Bayrak Yayınları: 6162.
[8] Ömer Nesefi, İslam İnancının Temelleri Akaid, Bayrak Yayınları: 6263.
[9] Ömer Nesefi, İslam İnancının Temelleri Akaid, Bayrak Yayınları: 63.

Merak ettiginiz konularda sayfanın en altındaki yorum bölümüne yorumunuzu bırakarak bilgi alabilirsiniz. Sorularınıza en kısa sürede cevap verilecektir.

Bu Yazı Toplam - 2.386 - Defa Okundu

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir