Hutbe İslamda Çalışmaya Verilen Önem

Hutbe İslamda Çalışmaya Verilen Önem

Hutbe İslamda Çalışmaya Verilen Önem > Cuma Hutbesi İslamda Çalışmaya Verilen Önem > İslamda Çalışmaya Verilen Önem İle İlgili Cuma Hutbesi > İslamda Çalışmaya Verilen Önem İle İlgili Hutbeler > İslamda Çalışmaya Verilen Önem Hakkında Cuma Hutbesi



Hutbe İslamda Çalışmaya Verilen Önem > Cuma Hutbesi İslamda Çalışmaya Verilen Önem > İslamda Çalışmaya Verilen Önem İle İlgili Cuma Hutbesi > İslamda Çalışmaya Verilen Önem İle İlgili Hutbeler > İslamda Çalışmaya Verilen Önem Hakkında Cuma Hutbesi

Cuma Hutbesi İslamda Çalışmaya Verilen Önem

Muhterem Müslümanlar!
Cenâb-ı Hak şu fâni dünyayı, ebedî olan âhiret mutluluğu için bir ticarethane ve bir kazanç yeri olarak yaratmıştır. Yeryüzünün bütün imkânlarını da insanın emrine vermiştir. İnsana da çalışarak ve emek sarf ederek bu hazır değeri kullanma ve yararlı hale getirme sorumluluğunu yüklemiştir. Kur’ân-ı Kerim’in bir çok âyetinde Allah’ın insanoğlunun hizmetine sunduğu çeşitli nimetlerden, dağlardan, denizlerden, ovalardan, yer altı ve yer üstü zenginliklerinden, av hayvanlarından bahsedilerek bunların sahibinin tanınması, O’na şükredilmesi ve belli bir ölçüde bunlardan yararlanılması emredilir. “(O), göklerdeki ve yerdeki her şeyi kendi katından (bir nimet olarak) sizin hizmetinize verendir. Elbette bunda düşünen bir toplum için deliller vardır.” “O, yeryüzünü sizin ayaklarınızın altına serendir. Haydi onun üzerinde yürüyün ve Allah’ın rızkından yiyin. Dönüş ancak O’nadır.”

Değerli Kardeşlerim!
Kâinat ilâhî bir sofradır. Bu dünyaya gelen her insan bu ilâhî sofranın nimetlerinden istifade etmek için doğduğu andan itibaren çalışmak mecburiyetindedir. Bunun karşılığında da her kula isabet eden hayat nimeti, ilâhî taksim gereği onun hakkıdır. Hiçbir kimse bir başkasını bu fıtrî haktan mahrum edemez. Bu hakta bütün insanlar müşterektirler. Ancak çeşitli ihtiyaçların giderilmesi karşılıklı sevgi, saygı, itaat ve çalışma ile olur. Allah, hayatı kazanca, kazancı da çalışma ve gayrete bağladığını haber vermektedir. “İnsan için ancak çalıştığı vardır.” “Herkes kazandığı karşılığında rehindir.”

Peygamberimiz (s.a.v.) de aslî ve tabiî kazanç yolunun emek olduğunu bildirmiştir: Kesinlikle hiç kimse elinin emeğinden daha hayırlı bir yemek yememiştir. Allah’ın Peygamberi Dâvûd (a.s.) da kendi elinin emeğini yerdi.” “İnsanın yediği şeylerin en güzeli, kendi kazancından olanıdır”

Muhterem Müslümanlar!
Çalışmaya ve insan emeğine önem veren dinimiz, tembelliği asla hoş görmemiştir. Çünkü tembellik, çalışmanın önündeki en büyük engeldir. İnsanın çalışma azmini köreltir, onu miskinleştirir ve başarısızlığa sevk eder. Bu nedenle her Müslüman’ın ailesini ve çoluk çocuğunu geçindirmek ve onları başkalarına muhtaç etmemek için çalışması ve helalinden rızık temin etmesi dini bir görevdir. Çünkü Peygamberimiz (s.a.v.): “Bakmakla yükümlü olduğu kimseleri ihmal etmesi, kişiye günah olarak yeter” diye buyurmuşlardır. [7]

Yeryüzünü bizlere geçim alanı yapan Allah’a hamdolsun ve dünyalıklarımızı helalinden kazanıp yemeyi nasip eylesin.

[1] Câsiye, 45/13
[2] Mülk, 67/15
[3] Necm, 53/39
[4] Tûr,52/21
[5] Buhârî, Büyû’, 15
[6] Nesâî, Büyû’, 3
[7] Ebû Dâvûd, Zekât, 45

Merak ettiginiz konularda sayfanın en altındaki yorum bölümüne yorumunuzu bırakarak bilgi alabilirsiniz. Sorularınıza en kısa sürede cevap verilecektir.

Bu Yazı Toplam - 286 - Defa Okundu

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir