Besmele Hakkında Hadisler

zaman bitiyor| 31 Mart 2017 |
Besmele Hakkında Hadisler


Besmele Hakkında Hadisler. Besmele Hakkında Peygamber Efendimizin Hadis-i Şerifleri. Hadislerle İslam. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (S.A.S)’in Besmele İle İlgili Hadisleri. Peygamber Efendimiz Nasıl Besmele Çekerdi. Arapça Hadisler, Türkçe Hadisler

Besmele Hakkında Hadisler. Besmele Hakkında Peygamber Efendimizin Hadis-i Şerifleri. Hadislerle İslam. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (S.A.S)’in Besmele  İle İlgili Hadisleri. Peygamber Efendimiz Nasıl Besmele Çekerdi. Arapça Hadisler, Türkçe Hadisler

Kur’ân-ı Kerîm’de bir peygamberin bir kraliçeye yazdığı mektubu anlatan muhteşem bir kıssa vardır ve bu kıssada besmelenin kadim tarihine dair önemli bilgiler yer alır. Kıssa özetle şöyledir:

Cinlerden, insanlardan ve kuşlardan oluşan muazzam bir ordu, büyük bir düzen ve disiplin içinde yola koyulmuşlardı. Karınca vadisini henüz geçmişlerdi ki, ordunun kudretli komutanı Hz. Süleyman, Hüdhüd isimli kuşun orada bulunmadığını fark etti.“Hüdhüd’ü niçin göremiyorum? Yoksa kayıplara mı karıştı? ” diye sordu etrafındakilere.

Ancak kimse onun nerede olduğunu bilmiyordu. Kendisine haber vermeden uzaklaşan bu kuş, Hz. Süleyman’ı çok öfkelendirmişti. “Eğer bana (mazeretini gösteren) apaçık bir delil getirmezse, ya onu ağır bir şekilde cezalandıracağım ya da kafasını keseceğim.” dedi oradakilere. Neyse ki, çok geçmeden Hüdhüd Hz. Süleyman’ın yanına çıkageldi. Üstelik kendisini affettirecek önemli bir haber getirmişti ona. “Senin bilmediğin bir şey öğrendim. (Yemen taraflarındaki) Sebe’den sana sağlam bir haber getirdim.” dedi ve şunları anlattı, Hz. Süleyman’a: “Ben, Sebe’ halkına hükümdarlık eden, kendisine her şeyden bolca verilmiş ve büyük bir tahtı olan bir kadın gördüm. Onun ve halkının, Allah’ı bırakıp güneşe taptıklarını gördüm.

Şeytan, onlara yaptıklarını süslü göstermiş ve böylece onları yoldan çıkarmış. Bu yüzden de onlar doğru yolu bulamıyorlar.” Bunun üzerine Hz. Süleyman, Hüdhüd’e, “Doğru mu söylüyorsun, yoksa yalancılardan mısın, bakacağız.” dedi ve ona bir mektup vererek, “Benim şu mektubumu götür ve onlara ver, sonra da yanlarından ayrıl ve ne sonuca varacaklarına bak.” diye emretti.

Hüdhüd mektubu alıp vakit geçirmeden Sebe’ kraliçesi Belkıs’a ulaştırdı. Mektubu alan Belkıs, halkının ileri gelenlerini toplayarak onu okumaya başladı. Mektubun ilk cümlesi şöyleydi: “İnnehû min Süleymâne ve innehû bismillâhirrahmânirrahîm”(Mektup Süleyman’dandır ve Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla başlamaktadır.) -Neml, 27/17-30.

Kur’an’da anlatılan bu çarpıcı hikâye, İslâm’ın en önemli sembollerinden olan besmelenin ne kadar uzun ve köklü bir tarihe sahip olduğunu gösterir bizlere. Hatta bu kutlu cümle, Hz. Süleyman’ın mektubundan önce, Hz. Nuh’un dilinde de görülür. Kendisine iman edenleri tufandan kurtarmak için onlara gemiye binmelerini söylediğinde, Hz. Nuh’un dudaklarından besmele dökülür:“Bismillâhi mecrâhâ ve mürsâhâ” (Geminin yüzüp gitmesi de, durması da Allah’ın adıyladır.) -Hûd, 11/41.

Besmele Hakkında Hadisler  – Hadislerle İslam

1- Ebû Hüreyre’nin naklettiğine göre, Allah Resûlü (sav) şöyle buyurmuştur: “Yüce Allah’ı anarak başlanmayan her anlamlı söz veya iş, bereketsizdir / sonuçsuzdur.” (HM8697 İbn Hanbel, II, 360)

 

2 -Hz. Âişe’nin rivayet ettiğine göre, Allah Resûlü (sav) şöyle buyurmuştur: “Biriniz yemek yiyeceği zaman ‘Bismillâh’ (Allah’ın adıyla) desin. Eğer yemeğin başında besmele çekmeyi unutursa, ‘Bismillâhi fî evvelihî ve âhirihî’ (Başında da sonunda da Allah’ın adıyla) desin.”(T1858 Tirmizî, Et’ıme, 47)

 

3- Câbir b. Abdullah’ın rivayet ettiğine göre, Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur: “(Evine girdiğin zaman) besmele çekerek kapını kapa. Çünkü şeytan (besmeleyle) kapanan bir kapıyı açamaz. Besmele çekerek lambanı söndür. Besmele çekerek, (enine koyacağın) bir tahta parçası ile de olsa kabını(n ağzını) ört. Yine besmele çekerek su kabını(n ağzını da) ört.”(D3731 Ebû Dâvûd, Eşribe, 22)

 

4 -Berâ’dan nakledildiğine göre Hz. Peygamber (sav) yatağına yattığında, “Allâhümme bismike ahyâ ve bismike emût ” (Allah’ım! Senin isminle yaşar, senin isminle ölürüm. ) buyurur; uykudan uyandığında da “Elhamdülillâhillezî ahyânâ ba’de mâ emâtenâ ve ileyhi’n-nüşûr ” (Canlarımızı aldıktan sonra bizi dirilten Allah’a hamdolsun; diriltmek yalnız ona mahsustur. ) buyururdu.(M6887 Müslim, Zikir, 59)

 

5- İbn Ömer’in naklettiğine göre, cenaze kabre konulurken Hz. Peygamber (sav) şöyle derdi: “Bismillâhi ve alâ milleti Resûlillâh ” [(Seni) Allah’ın adıyla ve Resûlullah’ın dini üzere (kabre koyuyoruz). ] (İM1550 İbn Mâce, Cenâiz, 38)

Kaynak: Diyanet Hadislerle İslam Ans.

>> Hadislerle İslam Ana Sayfa

>> Çeşitli Konularda Hadisler


Etiketler :   , , , , , , , ,

Bu Yazı Toplam - 270 - Defa Okundu



Benzer yazılar


Google Arama Terimleri: