Adak İle İlgili Hadisler

| 28 Kasım 2013 |
Adak İle İlgili Hadisler


Hadislerde Adak Nasıl Anlatılıyor > Adak İle İlgili Hadisler > Adakla Alakalı Hadisler > Hadislerle Adak > Adak Hadisleri > Hadislerde İslam > Hadislerle İslam

 

 

Hadislerde Adak > Adak İle İlgili Hadisler > Adakla Alakalı Hadisler > Hadislerle Adak > Adak Hadisleri > Adak Hakkında Hadisler > Hadislerde İslam > Hadislerle İslam

Hadislerde Adak Nasıl Anlatılmaktadır? Kütüb-ü Sitte’de Yer Alan Adak İle İlgili Hadisler Aşağıya Sıralanmıştır. Adak İle İlgili Diğer Başlıklara Sayfa Sonundaki Linklerden Ulaşabilirsiniz.

Kütüb-ü Sitte Adak Hadisleri :

Said İbnu`l-Haris (r.a) rivayetle:
İbnu Ömer (ra)`i şöyle söyler işittim: “Siz nezr etmekten yasaklanmadınız mı? Resulullah (sav) demişti ki: “Nezir, olacak bir şeyi ne öne alır ne de geriye bıraktırır. Ancak onunla cimriden mal çıkarılmış olur.”
Hadis No:5727

Ebu Hureyre (r.a) rivayetle:
Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: “Nezir, ademoğluna, Allah`ın kendisine takdir etmediği hiçbir şeyi yakınlaştırmaz. Ancak nezir, kadere muvafık olur. Nezir sayesinde, cimrinin kendi arzusu ile çıkarmak istemediği, cimriden çıkarılır.”
Hadis No : 5728

Aişe (r.a) rivayetle:
Resulullah (sav)`ın şöyle söylediğini işittim: “Kim Allah`a itaat etmeye nezrederse hemen itaat etsin. Kim de Allah`a isyan etmeye nezrederse, sakın isyan etmesin.”
Hadis No:5729

İbnu Abbas (r.a) rivayetle:
Bir kadın hastalanmıştı. Şöyle bir nezirde bulundu: “Allah Teala hazretleri bana şifa verirse, buradan gidip Mescid-i Aksa`da namaz kılacağım.” Sonra kadın iyileşmişti. Hemen yol hazırlığı yaptı. Hz. Meymune (ra)`ye geldi, selam verip kararını anlattı. Meymune, kadına: “Hele otur, hazırladığını (burada) ye, Resulullah (sav)`ın mescidinde namaz kıl. Zira ben O`nun şöyle söylediğini işittim: “Şu mescidimde kılınan bir namaz, Ka`be Mescidi hariç bütün mescidlerde kılınan bir namazdan daha hayırlıdır.”
Hadis No:5730

Cabir (r.a) rivayetle:
Fetih günü bir adam kalkıp: “Ey Allah`ın Resulü” dedi, “Ben aziz ve celil olan Allah`a nezirde bulundum ve dedim ki: “Eğer Mekke`nin fethini sana müyesser ederse, Beytu`l-Makdis`te iki rekat namaz kılacağım.” Resulullah (sav) adama: “Sen şurada kıl!” cevabında bulundu. Adam talebini tekrar etti. “Sen şurada kıl” buyurdu. Adam bir kere daha tekrar edince: “Öyleyse sen bilirsin” buyurdular.
Hadis No:5731

Hakim İbnu Ebi Hürre el-Eslemi (r.a) rivayetle:
Anlattığına göre, İbnu Ömer (ra)`in -önceden belirttiği bir günde oruç tutmaya nezreden bir kimsenin, nezrettiği o günü, Kurban veya Ramazan bayramlarına rastladığı takdirde, nezrini yerine getirip getirmeyeceği hususunda- şöyle dediğini işitmiştir: “Resulullah (sav)`da sizin için güzel örnek vardır. O, ne Kurban ne de Ramazan bayramlarında oruç tutmamıştır. Üstelik o günlerde oruç tutmayı uygun da görmemiştir.” Soru sahibi sorusunu tekrar edince İbnu Ömer: “Resulullah (sav) nezre uymayı emretmiştir, iki bayram gününde oruç tutmayı da nehyetmiştir” demiştir. Soru sahibi sorusunu yine tekrar edince eski cevabına ilavede bulunmamıştır.
Hadis No:5732

İbnu Abbas (r.a) rivayetle:
Resulullah (sav) hutbe verirken, güneşte ayakta duran bir adam gördü. Bunun niye orada durduğunu sordu. “Bu Ebu İsrail`dir, güneşte durarak oruç tutmaya, yiyip içmemeye, gölgede oturmamaya ve konuşmamaya nezretmiştir!” dediler. Aleyhissalatu vesselam: “Ona söyleyin! Gölgelensin ve konuşsun, ancak orucunu tamamlasın” buyurdular.
Hadis No:5733

İbnu Ömer (r.a) rivayetle:
(Babam) Ömer (ra) (bir gün) dedi ki: “Ey Allah`ın Resulü! Ben cahiliye devrinde bir gün itikat yapmayı nezretmiştim. -Bir rivayette Mescid-i Haram`da bir gece denmiştir.- [Bunu ifa etmem gerekir mi?]” Resulullah (sav): “Nezrini yerine getir!” buyurdular.
Hadis No:5734

Ukbe İbnu Amir (r.a) rivayetle:
Kızkardeşim, Beytullah`a yalın ayak yürüyerek gitmeye nezretmişti. Bu hususta Resulullah`a sormamı talep etti. Ben de sordum. Aleyhissalatu vesselam: “Yürüsün ve binsin!” buyurdular.
Hadis No:5735

Ukbe İbnu Amir (r.a) rivayetle:
Tirmizi`nin rivayetinde şu ziyade vardır: “…ayağı çıplak ve başı da örtüsüz olarak Resulullah: “[Allah, kızkardeşinin meşakkati sebebiyle bir şey yapacak değildir.] Ona emredin, başını örtsün, hayvanına binsin, (kefaret olarak) üç gün oruç tutsun” buyurdu.
Hadis No:5736

İbnu Abbas (r.a) rivayetle:
Ukbe`nin kızkardeşi, yürüyerek hacc yapmaya nezretmişti. Ukbe onun bu işi yaya olarak yapamayacağını Resulullah (sav)`a söyledi. Aleyhissalatu vesselam: “Allah, kızkardeşinin yayan yürümesinden müstağnidir. Binsin ve bir deve kurban etsin!” buyurdular. [Bir rivayette: “Allah, kızkardeşinin Beytullah`a yayan yürümesi sebebiyle bir şey yapacak değildir” buyrulmuştur.
Hadis No:5737

Enes (r.a) rivayetle:
Resulullah (sav), iki oğlunun omuzlarına ardılmış olarak yürümekte olan bir ihtiyar görmüştü. “Bunun derdi ne de böyle yürüyor” diye sordu. “Yürümeye nezretmiş!” dediler. “Şurası muhakkak ki, Allah bu biçarenin kendine eziyet etmesinden müstağnidir” buyurdular ve hayvanına binmesini emrettiler.
Hadis No:5738

Aişe (r.a) rivayetle:
Kim “malım Ka`be yolunda feda olsun!” diye nezrederse, ona yemin kefareti gerekir. Kim de bağışlayacağı malı tayin edip belirlerse, o malı çıkarması gerekir, hatta bu mal üçte bir den fazla bile olsa. [Bu hadisin “…yemin kefareti gerektirir” ibaresine kadar olan kısmını, Muvatta`da İmam Malik tahric etmiştir. Geri kalan kısmım ise Rezin tahric etmiştir.]
Hadis No:5739

İmam Malik`ten rivayete göre, kendisine, “malım Allah yolunda sadakadır” diyen kimse hakkında sorulmuştu, şu cevabı verdi: “Üçte birini sadaka yapar. Zira, Aleyhissalatu vesselam, Ebu Lübabe (ra): “Günah işlemiş bulunduğum kavmimin yurdunu terkedip, sana mücavir olacağım. Malımı da Allah ve Resulü`ne tasadduk edeceğim” dediği vakit: “Bu maldan üçte birinin bağışı sana kifayet eder” demişti.”
Hadis No:5740

Amr İbnu Şuayb an Ebihi an Ceddihi (r.a) rivayetle:
Bir kadın (gelerek): “Ey Allah`ın Resulü! Ben senin yanibaşında def çalmaya nezrettim!” dedi. Aleyhissalatu vesselam: “Nezrini yerine getir!” buyurdular.
Hadis No:5741

Amr İbnu Şuayb an Ebihi an Ceddihi (r.a) rivayetle:
Rezin şu ziyadeyi kaydetti: “Kadın dedi ki: “Ey Allah`ın Resulü! Çıktığın gazveden sağ-salim ganimetle dönersen sana (zafer alameti olarak) def çalıvereceğim diye nezrettim!” Resulullah (sav) bu talep üzerine: “Eğer nezretti isen haydi nezrini yerine getir, yoksa böyle bir şey yapma!” buyurdular.” [Rezin`in ziyadesi İbnu Hibban`ın Sahih`inde geçmektedir (6, 286-287).]
Hadis No:5742

Sabit İbnu`d-Dahhak (r.a) rivayetle:
Bir adam, Resulullah (sav)`a: “Ben şu şu yerde bir kurban kesmeye nezrettim!” dedi. Zikrettiği yer cahiliye insanlarının kurban kestikleri bir yerdi. Aleyhissalatu vesselam: “Orada, kendisine ibadet edilen cahiliye putlarından biri var mı?” diye sordu. Adam: “Hayır!” deyince: “Pekiyi orada, onların bayramlarından bir bayram kutlanıyor mu?” diye sordu. Adam yine “hayır!” deyince; “Öyleyse nezrini yerine getir!” emrettiler.
Hadis No:5743

Aişe (r.a) rivayetle:
Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: “Ma`siyette (günan şeylerde) nezir yoktur. Bunun kefareti de yemin kefaretidir.”
Hadis No:5744

İbnu Amr İbnu`l-As (r.a) rivayetle:
Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: “Ancak, kendisiyle Allah Teala hazretlerinin rızası talep edilen şeylerde nezir vardır. Sıla-ı rahmi koparma üzerine de yemin yoktur.”
Hadis No:5745

İmran İbnu Husayn (r.a) rivayetle:
Resulullah (sav) buyurdular ki: “Ne bir masiyette ne de insanoğlunun malik olmadığı bir şeyde nezir yoktur.”
Hadis No:5746

Yahya İbnu Said (r.a) rivayetle:
Kasım İbnu Muhammed`in şöyle söylediğini işittim: “İbnu Abbas (ra)`a bir kadın gelip: “Ben oğlumu kurban etmeye nezrettim! (Ne dersin?)” dedi. İbnu Abbas ona: “Oğlunu kesme, yeminine karşı keffarette bulun!” diye cevap verdi. Bu cevap karşısında orada bulunan yaşlı bir zat: “Bu nezirde nasıl keffaret olur?” dedi. İbnu Abbas açıkladı: “Allah Teala hazretleri Kur`an-ı Kerim`de: “Hanımlarına zıhar yapanlarınız bilsin ki, bu sözleriyle hanımları onların anneleri olmuş olmaz. Gerçekten onlar çirkin ve asılsız bir söz söylüyorlar…” (Mücadele 2) buyurmuş, sonra da gördüğün gibi, bu zıharda bulunanlara keffaret takdir etmiştir.”
Hadis No:5747

Muhammed İbnu Münteşir (r.a) rivayetle:
Bir adam, Allah, düşmanından kurtardığı takdirde kendisini kurban etmeye nezretmişti. Durumu gelip İbnu Abbas (ra)`a sordu. O da, hizmetçisi Mesruk`a sormasını söyledi. Adam ona sorunca, Mesruk: “Sen kendini kurban etme. Çünkü, eğer mü`min biriysen, mü`min bir canı öldürmüş olacaksın; yok eğer kafirsen, cehenneme gitmede acelecilik etmiş olacaksın. En iyisi, bir koç satın al, bunu Müslümanlar için kes. Çünkü İshak aleyhisselam senden daha hayırlıdır. O bir koç ile fidyelendi” diye cevap verdi. Adam bu cevabı İbnu Abbas (ra)`a haber verdi. Bunun üzerine: “Sana, ben de böyle fetva vermeyi düşünmüştüm!” dedi. [Rezin tahric etmiştir.]
Hadis No:5748

Ukbe İbnu Amir (r.a) rivayetle:
Resulullah (sav) buyurmuştur ki: “Nezir keffareti, başka bir şey zikredilmemişse yemin keffaretidir.”
Hadis No:5749

İmran İbnu Husayn rivayetle:
Resulullah (sav) buyurdular ki: “Nezir iki çeşittir: Kimin nezri Allah`a taatla ilgiliyse bu nezir Allah içindir. Bunda vefa gerekir. Kimin nezri de Allah`a masiyetle ilgili ise işte bu nezir şeytan içindir, bunda vefa yoktur. Böyle bir nezirde bulunan kimse, nezri için, yeminde olduğu gibi keffarette bulunur.”
Hadis No:5750

Ziyaretçiler Bu Sayfalarıda Gördü :


Etiketler :   , , , , , , , , , , , , ,

Bu Yazı Toplam - 370 - Defa Okundu



Benzer yazılar