Dinde İhlas Ne Demektir?

| 17 Mayıs 2014 |
Dinde İhlas Ne Demektir?


İhlas Ne Demektir? > Dinde İhlas Ne Demektir? > İhlasın Anlamı Nedir? > İhlas ve Samimiyet > Dini Bilgiler > İslami Bilgiler

İhlas Ne Demektir? > Dinde İhlas Ne Demektir? > İhlasın Anlamı Nedir? > İhlas ve Samimiyet > Dini Bilgiler > İslami Bilgiler

Kul ne zaman “Lâ ilâhe İllallah -Allah’tan başka ibadete layık ilah yoktur- kelimesinin, anlamını gerçekleştirirse, hevâsını ilâh edinme düşüncesi kalbinden çıkar, masiyetler ve günahlar ondan uzaklaşır.

“Böylece biz kötülüğü ve fuhşu ondan çevirmek istedik; çünkü o ihlâsa erdirilmiş temiz kullarımızdandır.” (Yusuf, 12/24)
Âyette, Hz. Yusuf tan kötülüğün ve fuhşun çevirilmesine gerekçe olarak, onun Allah’ın hâlis kullarından olduğu, gösterilmiştir.
Cenâb-ı Hak muhlis kulları hakkında şeytana ise şöyle buyurmuştur:
“İblis benim kullarım üzerinde senin otoriten yoktur.” (Hicr, 15/42)
Bu özelliği taşıyan kullarla ilgili, şeytan da şunu söylemiştir:
“Senin şerefin hakkı için! Onların hepsini saptıracağım.”
“Ancak onlardan muhlis olanlar hariç (onları saptıramayacağım) (Sâd, 38/82-83)
 
Rasûlullah da şöyle buyuruyor:
“Kim kalbinden gelerek ihlâsla “Lâ ilâhe İllallah -Allah’tan başka ibadete layık ilah yoktur-“ dese Allah onu cehenneme haram kılar.” (Buhari, c.1 s. 41; Müslim, c. 1, s. 61, Beyhûkî, Şu’ab’ul-îman 7. hadis)
Gerçekte ihlâs, cehenneme girme nedenlerini ortadan kaldırır,“Lâ ilâhe İllallah -Allah’tan başka ibadete layık ilah yoktur-“diyenlerden kim cehenneme düşerse, kendisini ateşe haram kılan ihlâsı gerçekleştirememiş demektir.
Belki, kendisinin ateşe düşmesine vesile olan bir çeşit şirk vardı. Çünkü bu ümmetin kalbinde şirk, karanlık gecede siyah mermer üzerinde yürüyen bir karıncanın yürüyüşünden daha gizli, daha sinsidir.
 
Bundan dolayı kul, her namazında:
“Yalnız sana ibâdet eder ve yalnız Senden yardım dileriz”ifadesini söylemekle emredilmiştir.
Şeytan şirki emreder, nefis, bu emirde ona itaat eder. Bu yüzden nefis Allah’tan başkasına yönelir.
Bu, ya o yöneldiği varlıktan korkması ya da ondan bir-şey dilemesinden kaynaklanır.
İşte bütün bu nedenlerden ötürü kul sürekli tevhid inancını şirk belirtilerinden arındırmaya muhtaçtır.
Bu hususta Rasûlullah, İbn Ebû Asım’ın rivayet ettiği bir hadiste şöyle buyurmuştur:
 
“Şeytan şöyle der:
Ben insanları günahlarla yok ederim, onlar da beni “Lâ ilâhe İllallah -Allah’tan başka ibadete layık ilah yoktur-” ve istiğfar ile yok ederler. Böyle yaptıkları zaman onların kalbine hevâlarını yayarım da böylelikle günah işlerler fakat istiğfar etmezler. Çünkü yaptıklarının güzel olduğunu sanırlar.”  
(İbn Ebû Âsim, Kitab’us-Sünne, c. 1, s. 9, H. No 7; El-Albânî bu hadisin uydurma (mevzu) olduğunu söylemiş. Aynı hadisi Ebû Ya’lâ Müsned’inde kaydetmiş: C. 1, s. 123, H. No 136. El-Heysemî, hadisin râvilerinden Osman b. Matar’ın zayıf olduğunu söylüyor. M. Zevûid, c. X, s. 207)
 
Allah’tan bir hidâyet olmadan hevâsına uyan kimsenin de, hevâsını ilâh edinme tehlikesinden bir parça nasibi vardır. Bu giderek şirke dönüştüğü için kişiyi istiğfardan alıkoyar.
Ama tevhidi ve istiğfarı gerçek anlamıyla hakikate çeviren kimseye gelince, şirkin tamamen bu kimseden uzaklaştırılması gerekir.
 
İşte bundan dolayı Hz. Yunus (a.s.):
” لاَ إِلَهَ إِلاَّ أَنتَ سُبْحَانَكَ إِنِّي كُنتُ مِنَ الظَّالِمِينَ  lâ ilahe illâ ente Sübhâneke innî küntü minezzalimin = Senden başka ibadete layık ilâh yoktur; Senin şanın yücedir; ben zalimlerden oldum.” demiştir.

 


Etiketler :   , , , , ,

Bu Yazı Toplam - 381 - Defa Okundu



Benzer yazılar