Kur’anda Allah’ın Veli Kulları Kimlerdir

Kur’anda Allah’ın Veli Kulları Kimlerdir

Ayetlerle Kur’anda Allah’ın Veli Kulları Kimlerdir? Kur’ana Göre Allah’ın Veli Kulları Kimlerdir? Ayetlerle Allah’ın Veli Kullarının Özellikleri Nelerdir? Kur’anda Veli Kullar Evliyalar Nasıl Anlatılır?



Ayetlerle Kur’anda Allah’ın Veli Kulları Kimlerdir? Kur’ana Göre Allah’ın Veli Kulları Kimlerdir? Ayetlerle Allah’ın Veli Kullarının Özellikleri Nelerdir? Kur’anda Veli Kullar Evliyalar Nasıl Anlatılır?

  “ALLAH’IN VELİ KULLARI”


(NİSA suresi 146. ayet):

إِلاَّ الَّذِينَ تَابُواْ وَأَصْلَحُواْ وَاعْتَصَمُواْ بِاللّهِ وَأَخْلَصُواْ دِينَهُمْ لِلّهِ فَأُوْلَـئِكَ مَعَ الْمُؤْمِنِينَ وَسَوْفَ يُؤْتِ اللّهُ الْمُؤْمِنِينَ أَجْرًا عَظِيمًا

 


Okunuş: İllellezine tabu ve aslehu va’tesamu billahi va ahlesu dinehüm lillahi fe ülaike meal mü’minin ve sevfe yü’tillahül mü’minine ecran aziyma


Diyanet Açıklamalı: Ancak tevbe edip hallerini düzeltenler, Allah’a sımsıkı sarılıp dinlerini (ibadetlerini) yalnız onun için yapanlar başkadır. İşte bunlar (gerçekte) müminlerle beraberdirler ve Allah müminlere yakında büyük mükâfat verecektir.


Elmalılı Orijinal: Ancak tevbe edib hallerini düzelten ve Allaha sarılıb dinlerini Allah için hâlıs kılan kimseler müstesna, çünkü bunlar mü’minlerle beraberdir, mü’minlere ise Allah azîm bir ecir verecektir


Ö. N. Bilmen: Ancak o kimseler ki, tövbe ettiler, ve hallerini ıslahta bulundular ve Allah Teâlâ’ya iltica ediverdiler, ve dinlerini Allah için halisane kıldılar, onlar müstesna. İşte onlar mü’minler ile beraberdirler. Mü’minlere ise Allah Teâlâ elbette pek büyük mükâfaat verecektir.


Tefhimü-l Kuran: Ancak tevbe edenler, ıslah edenler, Allah’a sımsıkı sarılanlar ve dinlerini katıksız olarak Allah için (halis) kılanlar başka; işte onlar mü’minlerle beraberdirler. Allah, mü’minlere büyük bir ecir verecektir.


Fizilalil Kuran: Ancak tevbe edenler, durumlarını düzeltenler, Allah’ın ipine sarılanlar, sırf Allah’a bağlananlar bir dindarlığı benimseyenler işte bunlar, müminlerle beraberdirler. Allah ilerde müminlere büyük bir mükafat verecektir.


İ. Kesir: Ancak tevbe edenler, ıslah olanlar, Allah’a sarılanlar ve Allah için dinlerine bağlananlar müstenadır. Onlar, mü’minlerle beraberdirler. Allah, mü’minlere büyük bir mükafat vercektir.


Mevdudi: Ancak tevbe edenler, ıslah edenler, Allah’a sımsıkı sarılanlar ve dinlerini katıksız olarak Allah için (halis) kılanlar başka; işte onlar mü’minlerle beraberdirler. Allah, mü’minlere büyük bir ecir verecektir.


R. Khalifa (EN): Only those who repent, reform, hold fast to GOD, and devote their religion absolutely to GOD alone, will be counted with the believers. GOD will bless the believers with a great recompense.


MH Shakir (EN): Except those who repent and amend and hold fast toAllah and are sincere in their religion to Allah, these are with thebelievers, and Allah will grant the believers a mighty reward.



(YÛNUS suresi 62. ayet):

أَلا إِنَّ أَوْلِيَاء اللّهِ لاَ خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلاَ هُمْ يَحْزَنُونَ

 


Okunuş: E la inne evliyaellahi la havfün aleyhim ve la hüm yahzenun


Diyanet Açıklamalı: Bilesiniz ki, Allah’ın dostlarına korku yoktur; onlar üzülmeyecekler de.


Elmalılı Orijinal: Uyan! ki Allahın evliyası ne üzerlerine korku vardır ne de onlar mahzun olurlar


Ö. N. Bilmen: Haberiniz olsun ki, muhakkak Allah Teâlâ’nın velîleri için bir korku yoktur ve onlar mahzun da olmayacaklardır.


Tefhimü-l Kuran: Haberiniz olsun; Allah’ın velileri, onlar için korku yoktur, onlar mahzun olacak değildirler.


Fizilalil Kuran: Haberiniz olsun ki, Allah’ın dostlarına korku yoktur, onlar hiç üzülmeyeceklerdir de.


İ. Kesir: Dikkat edin, Allah dostlarında hiç bir korku yoktur. Onlar, mahzun da olacak değillerdir.


Mevdudi: Haberiniz olsun; Allah’ın velileri, onlar için korku yoktur, onlar mahzun olacak değildirler.


R. Khalifa (EN): Absolutely, GOD’s allies have nothing to fear, nor will they grieve.


MH Shakir (EN): Now surely the friends of Allah– they shall have no fearnor shall they grieve.



(YÛNUS suresi 63. ayet):

الَّذِينَ آمَنُواْ وَكَانُواْ يَتَّقُونَ

 


Okunuş: Ellezine amenu ve kanu yettekun


Diyanet Açıklamalı: Onlar, iman edip de takvâya ermiş olanlardır.


Elmalılı Orijinal: Onlar ki Allaha iyman etmişlerdir ve hep takvâ ile korunur dururlar


Ö. N. Bilmen: Onlar ki, imân etmişlerdir ve ittika eder olmuşlardır.


Tefhimü-l Kuran: Onlar iman edenler ve (Allah’tan) korkup-sakınanlardır.


Fizilalil Kuran: Onlar Allah’a inanmış ve kötülüklerden sakınmışlardır.


İ. Kesir: Onlar ki iman edip takvaya ermişlerdir.


Mevdudi: Onlar iman edenler ve (Allah’tan) korkup-sakınanlardır.


R. Khalifa (EN): They are those who believe and lead a righteous life.


MH Shakir (EN): Those who believe and guarded (against evil):



(YÛNUS suresi 64. ayet):

لَهُمُ الْبُشْرَى فِي الْحَياةِ الدُّنْيَا وَفِي الآخِرَةِ لاَ تَبْدِيلَ لِكَلِمَاتِ اللّهِ ذَلِكَ هُوَ الْفَوْزُ الْعَظِيمُ

 


Okunuş: Lehümül büşra fil hayated dünya ve fil ahirah la tebdile li kelimatillah zalike hüvel fevzül aziym


Diyanet Açıklamalı: Dünya hayatında da ahirette de onlara müjde vardır. Allah’ın sözlerinde asla değişme yoktur. İşte bu, büyük kurtuluşun kendisidir.


Elmalılı Orijinal: Müjde onların Dünya hayatta da Âhırette de, Allahın kelimatına tebdil yok o işte fevzi azim o


Ö. N. Bilmen: Onlar için dünya hayatında da ve ahirette de (tam bir) müjde vardır. Allah Teâlâ’nın kelimeleri için değişmek yoktur.İşte en büyük necât budur.


Tefhimü-l Kuran: Müjde, dünya hayatında ve ahirette onlarındır. Allah’ın sözleri için değişiklik yoktur. İşte büyük ‘kurtuluş ve mutluluk’ budur.


Fizilalil Kuran: Onlar için dünya hayatında da ahirette de müjde vardır. Allah’ın verdiği sözlerin değişmesi sözkonusu değildir. Büyük kurtuluş, büyük başarı işte budur.


İ. Kesir: Onlar için dünya hayatında da, ahirette de müjde vardır. Allah’ın sözleri değişmez. Bu, büyük kurtuluşun kendisidir.


Mevdudi: Müjde, dünya hayatında ve ahirette onlarındır. Allah’ın sözleri için değişiklik yoktur. İşte büyük ‘kurtuluş ve mutluluk’ budur.


R. Khalifa (EN): For them, joy and happiness in this world, as well as in the Hereafter. This is GOD’s unchangeable law. Such is the greatest triumph.


MH Shakir (EN): They shall have good news in this world’s life and in thehereafter; there is no changing the words of Allah; that is themighty achievement.



(CİN suresi 26. ayet):

عَالِمُ الْغَيْبِ فَلَا يُظْهِرُ عَلَى غَيْبِهِ أَحَدًا

 


Okunuş: ‘Almulğaybi fela yuzhiru ‘ala ğaybihi ehaden.


Diyanet Açıklamalı: O bütün görülmeyenleri bilir. Sırlarına kimseyi muttali kılmaz;


Elmalılı Orijinal: O bütün gaybi bilir, fakat gaybına kimseyi ap açık agâh etmez


Ö. N. Bilmen: O, gaybı bilendir, fakat gaybı üzerine bir kimseyi apaçık haberdar etmez.


Tefhimü-l Kuran: O, gaybi bilendir. Kendi gaybını (görülmez bilgi hazinesini) kimseye açık tutmaz (ona muttali kılmaz) .


Fizilalil Kuran: Gaybın bilgisi O’nun tekelindedir. O gaybın sırlarını hiç kimseye açmaz.


İ. Kesir: Gaybı bilendir. Gaybını kimseye açıklamaz.


Mevdudi: O, gaybi bilendir. Kendi gaybını (görülmez bilgi hazinesini) kimseye açık tutmaz (ona muttali kılmaz) .


R. Khalifa (EN): He is the Knower of the future; He does not reveal the future to anyone.


MH Shakir (EN): The Knower of the unseen! so He does not reveal Hissecrets to any,



(CİN suresi 27. ayet):

إِلَّا مَنِ ارْتَضَى مِن رَّسُولٍ فَإِنَّهُ يَسْلُكُ مِن بَيْنِ يَدَيْهِ وَمِنْ خَلْفِهِ رَصَدًا

 


Okunuş: İlla menirteda min resulin feinnehu yesluku min beyni yedeyhi ve min halfihi resaden.


Diyanet Açıklamalı: Ancak, (bildirmeyi) dilediği peygamber bunun dışındadır. Çünkü O, bunun önünden ve ardından gözcüler salar,


Elmalılı Orijinal: İhtiyar buyurduğu bir Resulden başka, çünkü onun önünden ve ardından râsıdler dizer


Ö. N. Bilmen: İhtiyar buyurduğu bir resûl müstesna, çünkü o, bunun önünden ve ardından muhafızlar sevkeder.


Tefhimü-l Kuran: Ancak elçileri (peygamberleri) içinde razı olduğu (seçtikleri kimseler) başka. Çünkü O, bunun önüne ve arkasına izleyici (gözetleyici) ler dizer.


Fizilalil Kuran: Bu sırları sadece seçtiği peygamberlerine açar. Onların önlerinden ve arkalarından gözcüler, korucular salar.


İ. Kesir: Ancak beğenip seçtiği bir peygamber müstesnadır. Çünkü onun önünden ve ardından gözcüler koyar.


Mevdudi: Ancak elçileri (peygamberleri) içinde razı olduğu (seçtikleri kimseler) başka. Çünkü O, bunun önüne ve arkasına izleyici (gözetleyici) ler dizer.


R. Khalifa (EN): Only to a messenger that He chooses, does He reveal from the past and the future, specific news.


MH Shakir (EN): Except to him whom He chooses as a messenger; for surelyHe makes a guard to march before him and after him,


 

Merak ettiginiz konularda sayfanın en altındaki yorum bölümüne yorumunuzu bırakarak bilgi alabilirsiniz. Sorularınıza en kısa sürede cevap verilecektir.

Bu Yazı Toplam - 2.527 - Defa Okundu

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir