Kur’an’da Aldatmak, Aldanmak, Kandırmak İle İlgili Ayetler

Kur’an’da Aldatmak, Aldanmak, Kandırmak İle İlgili Ayetler

Kur’an’da Aldatmak, Aldanmak, Kandırmak İle İlgili Ayetler > Kur’an’da Aldatmak, Aldanmak, Kandırmak Nasıl Anlatılıyor? > Kur’an’da Aldatmak, Aldanmak, Kandırmak Anlatan Ayetler > Aldatmak, Aldanmak, Kandırmakla İlgili Ayetler Nelerdir?



Kur’an’da Aldatmak, Aldanmak, Kandırmak İle İlgili Ayetler > Kur’an’da Aldatmak, Aldanmak, Kandırmak Nasıl Anlatılıyor? > Kur’an’da Aldatmak, Aldanmak, Kandırmak Anlatan Ayetler > Aldatmak, Aldanmak, Kandırmakla İlgili Ayetler Nelerdir?

Kur’an-ı Kerimde Aldatmak, Aldanmak, Kandırmak İlgili Birçok Ayet Bulunmaktadır. Bunlardan Bir Kısmını Aşağıda Bir Araya Topladık.

—– 2 – Bakara Suresi – Ayet 204 (Mushaf Sırası: 2 – Nüzul Sırası: 87 – Alfabetik: 11) —–
وَمِنَ النَّاسِ مَنْ يُعْجِبُكَ قَوْلُهُ فِى الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا وَيُشْهِدُ اللّٰهَ عَلٰى مَا فٖى قَلْبِهٖ وَهُوَ اَلَدُّ الْخِصَامِ

Diyanet Meali:
2.204 – İnsanlardan öylesi de vardır ki, dünya hayatına ilişkin sözleri senin hoşuna gider. Bir de kalbindekine (Sözünün özüne uyduğuna) Allah’ı şahit tutar. Hâlbuki o, düşmanlıkta en amansız olandır.

—– 3 – Ali_İmran Suresi – Ayet 178 (Mushaf Sırası: 3 – Nüzul Sırası: 89 – Alfabetik: 7) —–
وَلَا يَحْسَبَنَّ الَّذٖينَ كَفَرُوا اَنَّمَا نُمْلٖى لَهُمْ خَيْرٌ لِاَنْفُسِهِمْ اِنَّمَا نُمْلٖى لَهُمْ لِيَزْدَادُوا اِثْمًا وَلَهُمْ عَذَابٌ مُهٖينٌ

Diyanet Meali:
3.178 – İnkâr edenler, kendilerine vermiş olduğumuz mühletin, sakın kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar. Biz, onlara ancak günahları artsın diye mühlet veriyoruz. Onlar için alçaltıcı bir azap vardır.

—– 3 – Ali_İmran Suresi – Ayet 196 (Mushaf Sırası: 3 – Nüzul Sırası: 89 – Alfabetik: 7) —–
لَا يَغُرَّنَّكَ تَقَلُّبُ الَّذٖينَ كَفَرُوا فِى الْبِلَادِ

Diyanet Meali:
3.196 – Kâfirlerin refah içinde diyar diyar dolaşmaları sakın seni aldatmasın.

—– 3 – Ali_İmran Suresi – Ayet 197 (Mushaf Sırası: 3 – Nüzul Sırası: 89 – Alfabetik: 7) —–
مَتَاعٌ قَلٖيلٌ ثُمَّ مَاْوٰیهُمْ جَهَنَّمُ وَبِئْسَ الْمِهَادُ

Diyanet Meali:
3.197 – (Onların bu refahı) az bir yararlanmadır. Sonra onların barınağı cehennemdir. Ne kötü bir yataktır orası!

—– 4 – Nisa Suresi – Ayet 142 (Mushaf Sırası: 4 – Nüzul Sırası: 92 – Alfabetik: 82) —–
اِنَّ الْمُنَافِقٖينَ يُخَادِعُونَ اللّٰهَ وَهُوَ خَادِعُهُمْ وَاِذَا قَامُوا اِلَى الصَّلٰوةِ قَامُوا كُسَالٰى يُرَاؤُنَ النَّاسَ وَلَا يَذْكُرُونَ اللّٰهَ اِلَّا قَلٖيلًا

Diyanet Meali:
4.142 – Münafıklar, Allah’ı aldatmaya çalışırlar. Allah da onların bu çabalarını başlarına geçirir. Onlar, namaza kalktıkları zaman tembel tembel kalkarlar, insanlara gösteriş yaparlar ve Allah’ı pek az anarlar.

—– 6 – Enam Suresi – Ayet 112 (Mushaf Sırası: 6 – Nüzul Sırası: 55 – Alfabetik: 20) —–
وَكَذٰلِكَ جَعَلْنَا لِكُلِّ نَبِىٍّ عَدُوًّا شَيَاطٖينَ الْاِنْسِ وَالْجِنِّ يُوحٖى بَعْضُهُمْ اِلٰى بَعْضٍ زُخْرُفَ الْقَوْلِ غُرُورًا وَلَوْ شَاءَ رَبُّكَ مَا فَعَلُوهُ فَذَرْهُمْ وَمَا يَفْتَرُونَ

Diyanet Meali:
6.112 – İşte böylece biz her peygambere insan ve cin şeytanlarını düşman kıldık. Bunlar aldatmak için birbirlerine yaldızlı laflar fısıldarlar. Rabbin dileseydi, bunu yapamazlardı. O hâlde, onları iftiralarıyla baş başa bırak.

—– 6 – Enam Suresi – Ayet 121 (Mushaf Sırası: 6 – Nüzul Sırası: 55 – Alfabetik: 20) —–
وَلَا تَاْكُلُوا مِمَّا لَمْ يُذْكَرِ اسْمُ اللّٰهِ عَلَيْهِ وَاِنَّهُ لَفِسْقٌ وَاِنَّ الشَّيَاطٖينَ لَيُوحُونَ اِلٰى اَوْلِيَائِهِمْ لِيُجَادِلُوكُمْ وَاِنْ اَطَعْتُمُوهُمْ اِنَّكُمْ لَمُشْرِكُونَ

Diyanet Meali:
6.121 – Üzerine Allah adı anılmayan (hayvan)lardan yemeyin. Çünkü bu şekilde davranış fasıklıktır. Bir de şeytanlar kendi dostlarına sizinle mücadele etmeleri için mutlaka fısıldarlar. Onlara boyun eğerseniz şüphesiz siz de Allah’a ortak koşmuş olursunuz.

—– 8 – Enfal Suresi – Ayet 49 (Mushaf Sırası: 8 – Nüzul Sırası: 88 – Alfabetik: 22) —–
اِذْ يَقُولُ الْمُنَافِقُونَ وَالَّذٖينَ فٖى قُلُوبِهِمْ مَرَضٌ غَرَّ هٰؤُلَاءِ دٖينُهُمْ وَمَنْ يَتَوَكَّلْ عَلَى اللّٰهِ فَاِنَّ اللّٰهَ عَزٖيزٌ حَكٖيمٌ

Diyanet Meali:
8.49 – Hani münafıklar ve kalplerinde hastalık bulunan kimseler, “Bunları dinleri aldatmış” diyorlardı. Hâlbuki kim Allah’a tevekkül ederse, hiç şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

—– 15 – Hicr Suresi – Ayet 88 (Mushaf Sırası: 15 – Nüzul Sırası: 54 – Alfabetik: 36) —–
لَا تَمُدَّنَّ عَيْنَيْكَ اِلٰى مَا مَتَّعْنَا بِهٖ اَزْوَاجًا مِنْهُمْ وَلَا تَحْزَنْ عَلَيْهِمْ وَاخْفِضْ جَنَاحَكَ لِلْمُؤْمِنٖينَ

Diyanet Meali:
15.88 – Kâfirlerden bir kısmını faydalandırdığımız şeylerde sakın gözün kalmasın. Onlara karşı mahzun olma ve mü’minlere (şefkat) kanadını indir.

—– 17 – İsra Suresi – Ayet 73 (Mushaf Sırası: 17 – Nüzul Sırası: 50 – Alfabetik: 46) —–
وَاِنْ كَادُوا لَيَفْتِنُونَكَ عَنِ الَّذٖى اَوْحَيْنَا اِلَيْكَ لِتَفْتَرِىَ عَلَيْنَا غَيْرَهُ وَاِذًا لَاتَّخَذُوكَ خَلٖيلًا

Diyanet Meali:
17.73 – Onlar, sana vahyettiğimizden başkasını bize karşı uydurman için az kalsın seni ondan şaşırtacaklardı. (Eğer böyle yapabilselerdi) işte o zaman seni dost edinirlerdi.

—– 20 – Taha Suresi – Ayet 131 (Mushaf Sırası: 20 – Nüzul Sırası: 45 – Alfabetik: 96) —–
وَلَا تَمُدَّنَّ عَيْنَيْكَ اِلٰى مَا مَتَّعْنَا بِهٖ اَزْوَاجًا مِنْهُمْ زَهْرَةَ الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا لِنَفْتِنَهُمْ فٖيهِ وَرِزْقُ رَبِّكَ خَيْرٌ وَاَبْقٰى

Diyanet Meali:
20.131 – Onlardan bazı kesimlere, kendilerini sınamak için dünya hayatının süsü olarak verdiğimiz şeylere gözünü dikme. Rabbinin rızkı daha hayırlı ve daha kalıcıdır.

—– 25 – Furkan Suresi – Ayet 10 (Mushaf Sırası: 25 – Nüzul Sırası: 42 – Alfabetik: 29) —–
تَبَارَكَ الَّذٖى اِنْ شَاءَ جَعَلَ لَكَ خَيْرًا مِنْ ذٰلِكَ جَنَّاتٍ تَجْرٖى مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ وَيَجْعَلْ لَكَ قُصُورًا

Diyanet Meali:
25.10 – Dilerse sana bundan daha güzelini, içinden ırmaklar akan cennetleri verebilecek olan, sana saraylar kurabilecek olan Allah’ın şanı yücedir.

—– 28 – Kasas Suresi – Ayet 79 (Mushaf Sırası: 28 – Nüzul Sırası: 49 – Alfabetik: 53) —–
فَخَرَجَ عَلٰى قَوْمِهٖ فٖى زٖينَتِهٖ قَالَ الَّذٖينَ يُرٖيدُونَ الْحَيٰوةَ الدُّنْيَا يَا لَيْتَ لَنَا مِثْلَ مَا اُوتِىَ قَارُونُ اِنَّهُ لَذُو حَظٍّ عَظٖيمٍ

Diyanet Meali:
28.79 – Kârûn, zineti ve görkemi içerisinde kavminin karşısına çıktı. Dünya hayatını arzu edenler, “Keşke Kârûn’a verilen (servet) gibi bizim de (servetimiz) olsaydı. Şüphesiz o büyük bir servet sahibidir” dediler.

—– 28 – Kasas Suresi – Ayet 80 (Mushaf Sırası: 28 – Nüzul Sırası: 49 – Alfabetik: 53) —–

وَقَالَ الَّذٖينَ اُوتُوا الْعِلْمَ وَيْلَكُمْ ثَوَابُ اللّٰهِ خَيْرٌ لِمَنْ اٰمَنَ وَعَمِلَ صَالِحًا وَلَا يُلَقّٰیهَا اِلَّا الصَّابِرُونَ

Diyanet Meali:
28.80 – Kendilerine ilim verilmiş olanlar ise, “Yazıklar olsun size! İman edip de iyi işler yapanlara Allah’ın vereceği mükâfat daha hayırlıdır. Ona da ancak sabredenler kavuşturulur” dediler.

—– 28 – Kasas Suresi – Ayet 81 (Mushaf Sırası: 28 – Nüzul Sırası: 49 – Alfabetik: 53) —–
فَخَسَفْنَا بِهٖ وَبِدَارِهِ الْاَرْضَ فَمَا كَانَ لَهُ مِنْ فِئَةٍ يَنْصُرُونَهُ مِنْ دُونِ اللّٰهِ وَمَا كَانَ مِنَ المُنْتَصِرٖينَ

Diyanet Meali:
28.81 – Sonunda onu da, sarayını da yerin dibine batırdık. Allah’a karşı ona yardım edebilecek adamları da yoktu. Kendisini savunup kurtarabileceklerden de değildi!

—– 28 – Kasas Suresi – Ayet 82 (Mushaf Sırası: 28 – Nüzul Sırası: 49 – Alfabetik: 53) —–
وَاَصْبَحَ الَّذٖينَ تَمَنَّوْا مَكَانَهُ بِالْاَمْسِ يَقُولُونَ وَيْكَاَنَّ اللّٰهَ يَبْسُطُ الرِّزْقَ لِمَنْ يَشَاءُ مِنْ عِبَادِهٖ وَيَقْدِرُ لَوْلَا اَنْ مَنَّ اللّٰهُ عَلَيْنَا لَخَسَفَ بِنَا وَيْكَاَنَّهُ لَا يُفْلِحُ الْكَافِرُونَ

Diyanet Meali:
28.82 – Daha dün onun yerinde olmayı arzu edenler, “Vay! Demek ki Allah, kullarından dilediği kimselere rızkı bol verir ve (dilediğine) kısarmış. Allah, bize lütfetmiş olmasaydı, bizi de yerin dibine geçirirdi. Demek ki kâfirler iflah olmayacak” demeye başladılar.

—– 31 – Lukman Suresi – Ayet 33 (Mushaf Sırası: 31 – Nüzul Sırası: 57 – Alfabetik: 59) —–
يَا اَيُّهَا النَّاسُ اتَّقُوا رَبَّكُمْ وَاخْشَوْا يَوْمًا لَا يَجْزٖى وَالِدٌ عَنْ وَلَدِهٖ وَلَا مَوْلُودٌ هُوَ جَازٍ عَنْ وَالِدِهٖ شَيْپًا اِنَّ وَعْدَ اللّٰهِ حَقٌّ فَلَا تَغُرَّنَّكُمُ الْحَيٰوةُ الدُّنْيَا وَلَا يَغُرَّنَّكُمْ بِاللّٰهِ الْغَرُورُ

Diyanet Meali:
31.33 – Ey insanlar! Rabbinize karşı gelmekten sakının. Hiçbir babanın çocuğuna hiçbir yarar sağlayamayacağı, hiçbir çocuğun da babasına hiçbir yarar sağlayamayacağı günden korkun! Şüphesiz Allah’ın va’di gerçektir. Sakın dünya hayatı sizi aldatmasın. O aldatıcı şeytan da Allah hakkında sizi aldatmasın.

—– 35 – Fatır Suresi – Ayet 5 (Mushaf Sırası: 35 – Nüzul Sırası: 43 – Alfabetik: 23) —–
يَا اَيُّهَا النَّاسُ اِنَّ وَعْدَ اللّٰهِ حَقٌّ فَلَا تَغُرَّنَّكُمُ الْحَيٰوةُ الدُّنْيَا وَلَا يَغُرَّنَّكُمْ بِاللّٰهِ الْغَرُورُ

Diyanet Meali:
35.5 – Ey insanlar! Şüphesiz Allah’ın vaadi gerçektir. Sakın dünya hayatı sizi aldatmasın. Sakın çok aldatıcı (şeytan), Allah hakkında sizi aldatmasın.

—– 37 – Saffat Suresi – Ayet 161 (Mushaf Sırası: 37 – Nüzul Sırası: 56 – Alfabetik: 90) —–
فَاِنَّكُمْ وَمَا تَعْبُدُونَ

Diyanet Meali:
37.161 – (161-163) (Ey müşrikler!) Ne siz ve ne de taptıklarınız, cehenneme gireceklerden başkasını kandırıp Allah’ın yolundan saptırabilirsiniz.

—– 37 – Saffat Suresi – Ayet 162 (Mushaf Sırası: 37 – Nüzul Sırası: 56 – Alfabetik: 90) —–
مَا اَنْتُمْ عَلَيْهِ بِفَاتِنٖينَ

Diyanet Meali:
37.162 – (161-163) (Ey müşrikler!) Ne siz ve ne de taptıklarınız, cehenneme gireceklerden başkasını kandırıp Allah’ın yolundan saptırabilirsiniz.

—– 37 – Saffat Suresi – Ayet 163 (Mushaf Sırası: 37 – Nüzul Sırası: 56 – Alfabetik: 90) —–
اِلَّا مَنْ هُوَ صَالِ الْجَحٖيمِ

Diyanet Meali:
37.163 – (161-163) (Ey müşrikler!) Ne siz ve ne de taptıklarınız, cehenneme gireceklerden başkasını kandırıp Allah’ın yolundan saptırabilirsiniz.

—– 40 – Mumin Suresi – Ayet 4 (Mushaf Sırası: 40 – Nüzul Sırası: 60 – Alfabetik: 68) —–
مَا يُجَادِلُ فٖى اٰيَاتِ اللّٰهِ اِلَّا الَّذٖينَ كَفَرُوا فَلَا يَغْرُرْكَ تَقَلُّبُهُمْ فِى الْبِلَادِ

Diyanet Meali:
40.4 – Allah’ın âyetleri hakkında inkâr edenlerden başkası tartışmaya girişmez. Onların şehirlerde gezip dolaşmaları seni aldatmasın.

—– 43 – Zuhruf Suresi – Ayet 33 (Mushaf Sırası: 43 – Nüzul Sırası: 63 – Alfabetik: 113) —–
وَلَوْلَا اَنْ يَكُونَ النَّاسُ اُمَّةً وَاحِدَةً لَجَعَلْنَا لِمَنْ يَكْفُرُ بِالرَّحْمٰنِ لِبُيُوتِهِمْ سُقُفًا مِنْ فِضَّةٍ وَمَعَارِجَ عَلَيْهَا يَظْهَرُونَ

Diyanet Meali:
43.33 – Eğer bütün insanlar (kâfirlere verdiğimiz nimetlere bakıp küfürde birleşen) bir tek ümmet olacak olmasalardı, Rahmân’ı inkâr edenlerin evlerine gümüşten tavanlar ve üzerine çıkacakları merdivenler yapardık.

—– 43 – Zuhruf Suresi – Ayet 34 (Mushaf Sırası: 43 – Nüzul Sırası: 63 – Alfabetik: 113) —–
وَلِبُيُوتِهِمْ اَبْوَابًا وَسُرُرًا عَلَيْهَا يَتَّكِؤُنَ

Diyanet Meali:
43.34 – (34-35) Evlerine (gümüşten) kapılar ve üzerine yaslanacakları koltuklar ve altın süslemeler yapardık. Bütün bunlar, sadece dünya hayatının geçimliğidir. Rabbinin katında ahiret ise, O’na karşı gelmekten sakınanlarındır.

—– 43 – Zuhruf Suresi – Ayet 35 (Mushaf Sırası: 43 – Nüzul Sırası: 63 – Alfabetik: 113) —–
وَزُخْرُفًا وَاِنْ كُلُّ ذٰلِكَ لَمَّا مَتَاعُ الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا وَالْاٰخِرَةُ عِنْدَ رَبِّكَ لِلْمُتَّقٖينَ

Diyanet Meali:
43.35 – (34-35) Evlerine (gümüşten) kapılar ve üzerine yaslanacakları koltuklar ve altın süslemeler yapardık. Bütün bunlar, sadece dünya hayatının geçimliğidir. Rabbinin katında ahiret ise, O’na karşı gelmekten sakınanlarındır.

—– 45 – Casiye Suresi – Ayet 35 (Mushaf Sırası: 45 – Nüzul Sırası: 65 – Alfabetik: 15) —–
ذٰلِكُمْ بِاَنَّكُمُ اتَّخَذْتُمْ اٰيَاتِ اللّٰهِ هُزُوًا وَغَرَّتْكُمُ الْحَيٰوةُ الدُّنْيَا فَالْيَوْمَ لَا يُخْرَجُونَ مِنْهَا وَلَا هُمْ يُسْتَعْتَبُونَ

Diyanet Meali:
45.35 – “Bunun sebebi, Allah’ın âyetlerini alaya almanız ve dünya hayatının sizi aldatmasıdır.” Artık bugün ateşten çıkarılmazlar ve Allah’ın rızasını kazandıracak amelleri işleme istekleri kabul edilmez.

—– 46 – Ahkaf Suresi – Ayet 20 (Mushaf Sırası: 46 – Nüzul Sırası: 66 – Alfabetik: 3) —–
وَيَوْمَ يُعْرَضُ الَّذٖينَ كَفَرُوا عَلَى النَّارِ اَذْهَبْتُمْ طَيِّبَاتِكُمْ فٖى حَيَاتِكُمُ الدُّنْيَا وَاسْتَمْتَعْتُمْ بِهَا فَالْيَوْمَ تُجْزَوْنَ عَذَابَ الْهُونِ بِمَا كُنْتُمْ تَسْتَكْبِرُونَ فِى الْاَرْضِ بِغَيْرِ الْحَقِّ وَبِمَا كُنْتُمْ تَفْسُقُونَ

Diyanet Meali:
46.20 – İnkâr edenler ateşe sunuldukları gün, (onlara şöyle denir:) “Dünyadaki hayatınızda güzelliklerinizi bitirdiniz, onların zevkini sürdünüz. Bugün ise yeryüzünde haksız yere büyüklük taslamanızdan ve yoldan çıkmanızdan dolayı, alçaltıcı bir azapla cezalandırılacaksınız.”

—– 64 – Tegabun Suresi – Ayet 9 (Mushaf Sırası: 64 – Nüzul Sırası: 108 – Alfabetik: 101) —–
يَوْمَ يَجْمَعُكُمْ لِيَوْمِ الْجَمْعِ ذٰلِكَ يَوْمُ التَّغَابُنِ وَمَنْ يُؤْمِنْ بِاللّٰهِ وَيَعْمَلْ صَالِحًا يُكَفِّرْ عَنْهُ سَيِّپَاتِهٖ وَيُدْخِلْهُ جَنَّاتٍ تَجْرٖى مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِدٖينَ فٖيهَا اَبَدًا ذٰلِكَ الْفَوْزُ الْعَظٖيمُ

Diyanet Meali:
64.9 – Toplanma vakti için Allah’ın sizi toplayacağı günü düşün. O gün aldanışın ortaya çıkacağı gündür. Kim Allah’a inanır ve salih amel işlerse, Allah onun kötülüklerini örter ve onu içinden ırmaklar akan, ebedî kalacakları cennetlere sokar. İşte bu büyük başarıdır.

—– 67 – Mulk Suresi – Ayet 20 (Mushaf Sırası: 67 – Nüzul Sırası: 77 – Alfabetik: 67) —–
اَمَّنْ هٰذَا الَّذٖى هُوَ جُنْدٌ لَكُمْ يَنْصُرُكُمْ مِنْ دُونِ الرَّحْمٰنِ اِنِ الْكَافِرُونَ اِلَّا فٖى غُرُورٍ

Diyanet Meali:
67.20 – Yahut Rahmân’dan başka size yardım edecek şu ordunuz (taraftarlarınız) kimlerdir? İnkârcılar ancak bir aldanış içindedirler.

—– 68 – Kalem Suresi – Ayet 14 (Mushaf Sırası: 68 – Nüzul Sırası: 2 – Alfabetik: 50) —–
اَنْ كَانَ ذَا مَالٍ وَبَنٖينَ

Diyanet Meali:
68.14 – (10-14) Yemin edip duran, aşağılık, daima kusur arayıp kınayan, durmadan söz taşıyan, iyiliği hep engelleyen, saldırgan, günaha dadanmış, kaba saba; bütün bunların ötesinde bir de soysuz olan kimseye mal ve oğulları vardır diye, sakın boyun eğme.

—– 68 – Kalem Suresi – Ayet 15 (Mushaf Sırası: 68 – Nüzul Sırası: 2 – Alfabetik: 50) —–
اِذَا تُتْلٰى عَلَيْهِ اٰيَاتُنَا قَالَ اَسَاطٖيرُ الْاَوَّلٖينَ

Diyanet Meali:
68.15 – Âyetlerimiz kendisine okunduğu zaman, “Öncekilerin masalları!” der.

—– 82 – İnfitar Suresi – Ayet 6 (Mushaf Sırası: 82 – Nüzul Sırası: 82 – Alfabetik: 42) —–
يَا اَيُّهَا الْاِنْسَانُ مَا غَرَّكَ بِرَبِّكَ الْكَرٖيمِ

Diyanet Meali:
82.6 – (6-8) Ey insan! Seni yaratan, şekillendirip ölçülü yapan, dilediği bir biçimde seni oluşturan cömert Rabbine karşı seni ne aldattı?

—– 82 – İnfitar Suresi – Ayet 7 (Mushaf Sırası: 82 – Nüzul Sırası: 82 – Alfabetik: 42) —–
اَلَّذٖى خَلَقَكَ فَسَوّٰیكَ فَعَدَلَكَ

Diyanet Meali:
82.7 – (6-8) Ey insan! Seni yaratan, şekillendirip ölçülü yapan, dilediği bir biçimde seni oluşturan cömert Rabbine karşı seni ne aldattı?

—– 82 – İnfitar Suresi – Ayet 8 (Mushaf Sırası: 82 – Nüzul Sırası: 82 – Alfabetik: 42) —–
فٖى اَیِّ صُورَةٍ مَا شَاءَ رَكَّبَكَ

Diyanet Meali:
82.8 – (6-8) Ey insan! Seni yaratan, şekillendirip ölçülü yapan, dilediği bir biçimde seni oluşturan cömert Rabbine karşı seni ne aldattı?

—– 82 – İnfitar Suresi – Ayet 9 (Mushaf Sırası: 82 – Nüzul Sırası: 82 – Alfabetik: 42) —–
كَلَّا بَلْ تُكَذِّبُونَ بِالدّٖينِ

Diyanet Meali:
82.9 – Hayır, hayır! Siz hesap ve cezayı yalanlıyorsunuz.

Kur’an dan Konularına Göre Diğer Ayetler İçin Tıklayın»

Merak ettiginiz konularda sayfanın en altındaki yorum bölümüne yorumunuzu bırakarak bilgi alabilirsiniz. Sorularınıza en kısa sürede cevap verilecektir.

Bu Yazı Toplam - 1.228 - Defa Okundu

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir